Tag: blog
-

Anlamsızlık, Hayat ve Varlık
Bir hayat düşünün. Paraya ihtiyacınız yok. İnternet üzerinden siparişinizi seçiyorsunuz. Hazır olunca ayağınıza geliyor. Dilerseniz kendiniz de tasarlayıp o merkeze gönderebiliyorsunuz. Ancak tasarımınız o, üretim tesisinin veri tabanında yerini alıyor. Yani özgün tasarımınız, benzer ihtiyacı olan insanlara da sunuluyor. Karşılığında ise, aldığınız tek şey üretim önceliği. Bu üretim tesisi her şeyi üretiyor. Her şey otomatik…
-

Pazar
Pazar sabahı, neden sabahın 6’sında gözüm açılıyor? Daha gökyüzü bile karanlıkken, vücudum kalk diye dürttü. Basabileceğim erteleme butonu da yok. Biraz dirensem de kalktım. Biyolojik saat olayı ilginç geliyor. Dünyanın aydınlığına ve karanlığına evrilen insan oğlu, nasıl da alarmlı, yapay dünyaya alışıyor öyle! Gerçi konu sadece bu olsa, uykuculuk kuzeyden güneye doğru azalırdı ama tam…
-

Sorular Sorular
ChatGpt’ye sordun mu? -evet ne dedi? -ebemden bahsetti, sonra da ne kadar akıllısın, hayatımda böylesine bir soru görmedim dedi. sorunu çözdü mü? -çözdü ama dikkate almadığımız bir sürü şey varmış. İyice kafam karıştı, onları da bir konuşmamız lazım. büyük meseleler mi? -ürün için karar vermemiz gerek ama ne kadar mantıklı bilmiyorum. Uzman birine ihtiyacımız var.…
-

Olmasaydı Olmazdık-1: Dalgalar
Yıl 1768. Fakir bir ailede dünyaya geliyor. 9 yaşında annesini, bir yıl sonra da babasını kaybediyor. 10 yaşında öksüz kalan, bu çocuk. İşte o çocuk… Hayatını eğitimine adıyor. Matematikle, güçlü bir ilişkisi var. On dört yaşında, Etienne Bezout’un altı ciltlik matematik eserini çalıştı. 15 yaşında, mekanik üzerine yaptığı çalışmalarla, okulunda ödül aldı. Biliyorum, oradaydım. Daha…
-

Tanrılar Döngüsü
Susun ölümlüler! Ateşinizin sizi ısıtacağını, mızraklarınızın sizi koruyacağını mı sandınız! Susun ve kulak verin! Duyuyor musunuz rüzgarın sesini? Susun ve diz çökün! Ben nefes aldığımda ormanlar eğilir, ateşleriniz söner, avınız kaçar. Ben nefes aldığımda, vadiler sesimi taşır; nehirler taşar. İstersem, her yeri birbirine katar, taş üstünde taş bırakmam. Dağlar beni haykırırken, önümde durabileceğinizi mi sanıyorsunuz?…
-

Dünya Halleri
‘Yeni nesil de, çok hassas canım. Biz zamanında…..’ diye başlayan cümleleri duyunca koşarak uzaklaşıyorum. Bu arada, uluslararası bir yaklaşım bu. İnsanlar çok çalışırmış, şikayet etmezlermiş. Yeni nesil, hemen psikoloji vs diyip, abartıyormuş. İki tane büyük dünya savaşı görüp, fakirliğin ne demek olduğunu görsem, gecemi gündüzüme katardım. Kaybedecek bir şeylerin varsa, elbette yapmak zorundasın. Fakat böyle…
-

Korku
İnsanın en baskın duygusu, korku gibi geliyor bana. Konfor alanından ayrılmamak, kendini geliştirmemek, cesur kararlar alamamak, rutinlere hapsolmak hepsi korkuyla ilgili. Sadece bireysel olarak değil, toplumsal olarak da benzer. Tüm hayatımız korku üzerine kurulu. Televizyonlarda şahit olduğumuz tartışmalar, gazete haberleri, bireysel tercihlerimiz, kimliğimiz, yöneldiğimiz aktiviteler her şey korku üzerine. Dünyanın her yerinde aynı. Irkçılık, gelişen…
-

Dünya Savaşı
Bugün felaket tellalığı yapasım var. Youtube’da The Great War — YouTube diye bir sayfa var. Mükemmel bir sayfa. Hafta hafta 1.Dünya Savaşını anlatıyor. Olaylar nasıl gelişti, ülkelerin tavrı neydi.Kesinlikle tavsiye ederimi çünkü biz genelde sadece kendi açımızdan görüyoruz olayı, bir de yenilmedik aslında diye sağa sola suç atıyoruz. Endüstri devrimi, buharlı makinalar, matbaa, fransız devrimi falan derken,…
-

Milli Takım
Amerika Birleşik Devletler’inin siyasi şovuna ve ırkçılık gösterisine dönüştüğü için dünya kupasını takip etmiyordum ama yine de, Türkiye nasıl oynuyor, tamam ya da devam maçı diye izlemeyi düşündüm ve saat kurdum, gözümü açtım, google’a baktım maçın daha başı, skor 1–0. Televizyonu açma gereği bile duymadım. Hesabım maç sırasında biraz ortalığı toparlayıp, kahvaltı yapıp sonra spor…
-

Kadınlar ve Ötekiler
Dünyayı algılamakta zorluk çekiyorum. Hem gündemi hem de günlük hayatı. aslında dünyadaki çoğu sorunun özü, kültürlerin erkek etrafında inşa edilmesi. Yani fiziksel gücün. Savaşı anlatırken, kadın ve çocuklar ölüyor diye acıtasyon yapılıyor. Çünkü insanlar ölüyor aynı havayı vermiyor. Kadınlar ve çocuklar ölüyor demek, aslında güçsüzler arada kaynıyor demek. Erkeklerin ölmesi ve öldürülmesi normal mesela ama…
