Tag: blog

  • Ne işe yarayacak?

    Ne işe yarayacak?

    ‘Ne işe yarayacak’ sorusuna taktım bu aralar. Bazı konularda, anlamsızca bir önyargı oluştururken, bazı konularda hiç düşünülmüyor bile. Aslında bu soruyu sorarak, günlük hayatımızda uğraştığımız şeylerin hepsini bir anlamsızlık bulutuna dahil edebiliriz. O nedenle, tehlikeli bulduğum bir soru. Bu soruya bu kadar takmamın sebebi, sanat ve mühendislik üzerine düşünmem. Biraz mühendis olan sanatçıları, ya da…

  • Saklambaç

    Saklambaç

    Başlangıçta hiçbir şey yoktu; ne zaman, ne mekan, ne de hatırlanacak bir an. Yalnızca titrek yer yüzü, onu saran su ve içindeki alev topu. Kilometrelerce derinliğe gizlenmiş olsa da, birbirinden ayrı görünse de, varoluşları aynı nabızdan doğmuştu. Biri derinliklere gizlenmiş bir ateş, diğeri ise kendi halinde bir fısıltı. Binlerce yıl birbirlerini dürtüp durdular. Birinin ağırlığı,…

  • My Journey Through Social Disconnect

    My Journey Through Social Disconnect

    The text is about me. It’s more of an analysis of myself and a conversation with myself. Photo by Samuel Austin on Unsplash Throughout my life, the feeling I’ve had has always been the same: on the outside, normal and adaptive; on the inside, a few steps removed from the flow of the world. I…

  • Uyumsuzluğun Psikolojisi ve Bireysel Deneyimler

    Uyumsuzluğun Psikolojisi ve Bireysel Deneyimler

    Yazı benim hakkımda. Daha çok kendim üzerine bir analiz ve kendi kendime bir söyleşi. Hayatım boyunca hissettiğim şey hep aynıydı. Dışarıdan normal ve uyumlu; içeriden ise dünyanın akışından birkaç adım uzak duran ben. İnsanların duygusal ritmine, sosyal beklentilerine, toplumsal normlarına kafa olarak hiç uyamadım. Uymuş gibi davrandım. Bu davranış her geçen yıl daha da, ağırlaşan…

  • Futbol Kültürü

    Futbol Kültürü

    Futbol şehri Trabzon’da büyüyen bir çocuk olarak, futboldan uzak kalma ihtimalim düşüktü. Kalamadım da. Çocukluğum futbol konuşarak, bilgisayarda futbol oyunları oynayarak, zaman zaman da sokakta futbol oynayarak daha sonrasında ise halı saha maçlarına giderek geçti. Sosyalleşmemiz böyleydi, yetenekli değildim futbol konusunda ama oynamak hoşuma gidiyordu kısmen. İki takım hoşuma gidiyordu. Birisi çocukluğumuzu renklendiren Galatasaray, diğeri…

  • Sanat ve Mühendislik

    Sanat ve Mühendislik

    Hayır, Leonardo Da Vinci’den bahsetmeyeceğim. Daha çok mühendisliğin, sanata ne kadar uzak olduğunu anlatacağım. Mühendislik eğitimin verdiği bir ego var ve birçok yanlış var. Mesela mühendisler sorun çözer. Bu doğru. Sorun çözüldükçe ego artar. Her şeyi yapabilirim. Matematik zekam var, matematik formüllerini kullanarak, insanların hayatını kurtarıyorum. Egonun sahibi matematikçiler ve fizikçiler olmalıyken, teoriyi pratiğe döken…

  • Bilbao: Yaşanılacak Yer

    Bilbao: Yaşanılacak Yer

    Çok yerde gezdim, çok yer hoşuma gitti ama Bilbao garip şekilde sıcak geldi. Daha çok yaşanılacak bir yer gibi. Kasım ayı olduğu için ve kuzeyde olduğu için tipik bir İspanya gezisi diyemem ama şehrin mesafeli sıcaklığı, İspanya’nın Akdeniz kıyılarına göre biraz daha ciddi ama aynı kucaklayıcı atmosferi fazlasıyla etkileyiciydi. Gittiğim kafe ve restoranlardaki samimiyet ve…

  • Riga: Melankoli ve Renk

    Riga: Melankoli ve Renk

    Riga’ya ikinci gidişimdi. İlk seferki gibi güneş değil, gri bulutlar karşıladı. Bu geziyi, bulunduğum yerden biraz uzaklaşayım diye planlamıştım. Bizi karşılayan, bulutlar ve soğuk Sovyet mimarisini görünce, acaba yanlış mı yaptım diye düşündüm. Buraya gelmek bir hata mıydı? Halbuki, arkadaş bir hafta önce Riga’ya uygun bilet var, gidelim mi dediğinde; kafamdaki Riga daha renkli ve…

  • Sonbahar: Garip Bir Son

    Sonbahar: Garip Bir Son

    Sonbaharın kendine özgü bir ilüzyonu var. Etrafı rengarenk yapıp, ufku ateşe verip, bizleri güzelliğin doruğuna ulaştırır. En azından biz öyle zannederiz. Aslında bu, dünyanın en yavaş ve en zarif cenaze törenidir. Ağaçlar çiçek açmıyor, yapraklar parlamıyor. Yavaş yavaş, solup yok oluyorlar. Tıpkı insanlar gibi. Bizim hüznümüzün aksine, göz alıcı bir şekilde gösteriyor kendini ölüm. Belki…

  • Temizlik

    Temizlik

    Temizlik kadar sevmediğim bir aktivite yok heralde.  Gereksiz bir zaman kaybı. Zaten günü işte geçiriyoruz, serbest zamanı artırmak için uykudan ve sağlığımızdan feragat ediyoruz, bir de bu vakti temizlikle doldurmak, bana insanoğlunun aciziyeti geliyor.  Bunu, ben yapmasam başkası yapsa, demiyorun. O insanlara da yazık. Her gün iş olarak; başkasının pisliğini temizlemek hoş olmasa gerek. Bence…