Tag: Türkçe
-

Kimlikler ve Deniz Göktaş
Kendi ilkel hesabımla, bu sene son kar yağmadı, hava geç ısınacak ama kurak olacak derken, iş arkadaşım ‘El Nino’ dan bahsetti, İspanyolcadan Türkçeye çevirisi erkek çocuk. Böyle olunca küçük şirin hava dalgaları beklerken, bizim küçük çocuk sağa , sola ateş püsküren bir ejderha yavrusuymuş meğer. Neymiş El Nino? Doğal bir fenomen. Şimdi standart insanlar olarak, yapabildiğimiz,…
-

Kadınlar ve Ötekiler
Dünyayı algılamakta zorluk çekiyorum. Hem gündemi hem de günlük hayatı. aslında dünyadaki çoğu sorunun özü, kültürlerin erkek etrafında inşa edilmesi. Yani fiziksel gücün. Savaşı anlatırken, kadın ve çocuklar ölüyor diye acıtasyon yapılıyor. Çünkü insanlar ölüyor aynı havayı vermiyor. Kadınlar ve çocuklar ölüyor demek, aslında güçsüzler arada kaynıyor demek. Erkeklerin ölmesi ve öldürülmesi normal mesela ama…
-

Kötülüğün Sıradanlığı ve Doğadan Kopuş
Ben bir hayata doğmadım. Çayırlarda koşarak, temiz havanın tadını çıkararak büyümedim. Kaderim baştan yazılmıştı, seçim şansım bile olmadı. Bir görev için dünyaya geldim ve tamamlayıp döneceğim. İlk hatıram annem. O, bana göre daha şanslı mı bilemem. Çayır çimen görmüş ama oradan alı koyulmuş. Bilmek mi daha iyi yoksa hiç bilmemek mi emin değilim. O, bir…
-

19 Mayıs’ın Kısa Tarihi
Avrupa’yı saran ateş Anadolu’ya da sıçramıştı. İmparatorluklar domino taşı gibi teker teker yıkılıyordu. Sıra Osmanlı’ya gelmişti. Yüzyılı aşkın süredir kendi valisine söz geçiremeyen imparatorluk ne kadar hayattaydı tartışılır. Zaten o yüzden hasta adam diyorlardı. Artık son yaklaşmıştı. Padişah, bir bak bakalım Anadolu’da her şey yolunda mı dedi. Sürgünle karışık bir istekti. Yakalanırsa, bir tehdit ortadan…
-

Karakter Planı
Yine yalnız olmayı tercih ettiğim bir gün. Hava sosyalleşmek için çok giri. Kafam artık insan almıyor ama insandan da uzak olamıyorum. Soluğu, evin köşesindeki kafede aldım. Bahar bitmek üzere ama yaz da gelmiyor. Şöyle ucundan gösterdi, tam uzun kış bitti derken, bir anda soğuk ve gri havaya geri döndük. Yağmur ve fırtına. İnsanların elinden kaçan…
-
Teknoloji ve Gelecek
Bilim adamları, olası dünyanın sonu senaryolarını ikiye ayırıyorlar. Doğal nedenler ve insan kaynaklı nedenler olarak. Bunu da kim, araştırıyorsa artık? Keşke öyle bir bilim adamı olsak. Hayatımızı spekulasyonlara adasak. Ne savaşlar canını sıkar adamın, ne de ekonomi. Acaba paranoya olur mu? İnsanlık tarihi boyunca kıyamet senaryoları genelde doğadan geliyordu. İnsan açıklayamadığı her şeyi tanrı ilan…
-

Kırmızı Çizgiler
Mühendisliği tercih etme sebeplerimin en başında, insanla uğraşmamak geliyordu. Diğer nedenler ise yaratıcılık, sorun çözme vs. İş hayatına atıldıktan sonra, asıl sorunun insan olduğunu gördüm. En teknik projenin bile, en büyük sorunu insandı. Bugün, teknoloji daha da gelişti, chatbotları hayatımıza girdi ama insan sorununu çözemedik. İnsan ise, iletişim arıyor. Aile ilişkileri, okul sosyalliği, arkadaşlıklar her…
-

Yeryüzündeki Şeytanlar
Tanrı Öldü. Friedrich Nietzsche böyle demişti. Muhafazakar bir haykırış değildi bu, daha çok yok olan ahlağa ve etiğe bir atıftı. Nietzsche, değerlerin yok oluşunu, insanların düştüğü boşluğu anlatıyordu. Bugünlerde de benzer atıflarda bulunanlar var. İnsanlar inancını kaybettikçe, kötüleşiyor gibi. Aslında konu etik ve birlikte yaşama konusu. Etik olmayınca ne dinin bir anlamı var, ne de…
-

Zihindeki Gürültüler
İnsan kendini ifade etmek istiyor. İçinde tutamıyor, tuttukça zorlaşıyor, içinde bir gürültüye dönüşüyor. İfade etmenin amacı her zaman bir şeyler anlatmak değil aslında, bazen sadece gürültüden kurtulmak, yeni gürültülere de alan açmak. Photo by Rowan Heuvel on UnsplashRoman, şiir, hikaye, makale, resim, müzik, dans, fotoğraf, heykel. İfadenin onca çeşidi var. Ama sanki ifade özgürlüğü arttıkça,…
-

Düzenli Hayat ve Kendi Kendime Sohbetler
Not: Daha iyi okuma tecrübesi için, ekranı yatay tutun. Peki kendini 50’li yaşlarda nasıl hayal ediyorsun diye sordu izlediğim filmdeki karakter. Soruyu üstüme aldım. Nasıl hayal ediyorum? Çocukken çok hayalim vardı. Dünyaya ve farklı kültürlere olan merakım… Sanırsam, en baskın olarak aklıma gelen şey bu. Hep Barış Manço’nun suçu. Yaz tatillerinde ailece yaptığımız gezilerde de,…
