Category: Türkçe

  • Zihindeki Gürültüler

    Zihindeki Gürültüler

    İnsan kendini ifade etmek istiyor. İçinde tutamıyor, tuttukça zorlaşıyor, içinde bir gürültüye dönüşüyor. İfade etmenin amacı her zaman bir şeyler anlatmak değil aslında, bazen sadece gürültüden kurtulmak, yeni gürültülere de alan açmak. Photo by Rowan Heuvel on UnsplashRoman, şiir, hikaye, makale, resim, müzik, dans, fotoğraf, heykel. İfadenin onca çeşidi var. Ama sanki ifade özgürlüğü arttıkça,…

  • Düzenli Hayat ve Kendi Kendime Sohbetler

    Düzenli Hayat ve Kendi Kendime Sohbetler

    Not: Daha iyi okuma tecrübesi için, ekranı yatay tutun. Peki kendini 50’li yaşlarda nasıl hayal ediyorsun diye sordu izlediğim filmdeki karakter. Soruyu üstüme aldım. Nasıl hayal ediyorum? Çocukken çok hayalim vardı. Dünyaya ve farklı kültürlere olan merakım… Sanırsam, en baskın olarak aklıma gelen şey bu. Hep Barış Manço’nun suçu. Yaz tatillerinde ailece yaptığımız gezilerde de,…

  • Kaçış

    Kaçış

    Hızla ormana girdi. Nefes nefese kalmıştı. Ne kadar uzun süredir kaçıyordu bilmiyordu ama artık saklanabilecekti. Arkasına bakmadan bir süre daha koştu, ta ki güvende olduğunu hissedene kadar. Durup, etrafına baktığında irkildi. Nerede olduğunu bilmiyordu. Ağaçlar oldukça heybetliydi ve gökyüzünü kapatmıştı. Ne geldiği yön, ne de gidilebilecek herhangi bir yol gözüküyordu. Biraz soluklanıp, sağlıklı düşünmek gerek…

  • Apolitiklik, Veganlık ve Vicdan

    Apolitiklik, Veganlık ve Vicdan

    Sabah alarm çalıyor. Ertele. Bir daha. Bir daha. Haklısın. Hayat zaten zor. Daha yataktan kalkmadan insanlık krizini çözmek zorunda değilsin. Telefonu açıyorsun. Biraz haber, biraz indirim, biraz magazin.Beyin minik minik ödüller alıyor. Zihnini yeteri kadar çöple doldurup, dopamin patlaması yaşamak hoşuna gidiyor. Dünya yansa ne olur. aşağı yukarı kaydır geçer. Zaten herkes yanıyor. Sen yanma…

  • Beyaz Sayfa

    Beyaz Sayfa

    Yazılanlara karşı karar vermem gerekiyordu. Ne yazarsa yazsın, bu sefer farklı olacaktı. Sonuçta hissedecek olan bendim. Yine. ‘Bak’ dedi yazar. ‘çok uzatma, ilerle ve işine bak’ ‘İlerlemek dediğin ne?’ dedim. ‘Yine aynı bok mu? Bir farkındalık, bir iç çekiş, sonra ‘hayat devam ediyor’ deyip sıvışmak mı? Sıkılmadın mı bundan?’ Tabii ki, bunları yazmadı. Bu cümleler…

  • Çay

    Çay

    Yine sıradan bir sabah. Vücudum yine dünyaya ikna olmuş değil. Kaslar, hiç açılmayacakmış gibi içe çekilmiş, kemikler çalışmayı unutmuş ya da beyne karşı bir grevdeymiş gibi. Eklemlerin arasına yağ döksem yeridir. Yıllardır kullanılmamış, mekanik bir parça gibi gıcırdıyor bedenim. Açılmaya da niyetleri yok. Zihnim de, pek istekli sayılmaz. Uykunun verdiği hafif sarhoşlukla, biraz daha uyusak…

  • Elma ve Daha Fazlası

    Elma ve Daha Fazlası

    Yıllardır süren Apple nefretim iki indirime son buldu. İlk defa 2020 ya da 21 yılında Iphone11 almıştım. Bu sene ise ilk defa Macbook Air aldım. Sebebi ise reddemeyeceğim ahlaksız indirim teklifi ve IOS oldu. Fikirlerim tamamen değişmedi Apple ile ilgili. Hala gereksiz pahalı olduğunu düşünüyorum. İşin içinde olmayan, en iyisi bu diye düşebilir fiyattan dolayı…

  • Bayrak ve İnsan

    Bayrak ve İnsan

    Siyaset kadar boş, iki yüzlü ve çelişkilerle dolu bir konu olmaz sanırım. Zaten aptallar tarafından yönetildiğimizi ve seçilenlerin eylemleri üzerinde hiçbir etkimiz olmadığını düşününce, daha da anlamsız geliyor siyaset. Ne güzel kafam rahattı. Umrumda değildi. Dünyada da ne olup bitiyor hiçbir fikrim yoktu. Yarın bombalar yağsa, havai fişek zannedip, umursamazdım; koluma kelepçe takıp sürgün etseler,…

  • Tutsak

    Tutsak

    Filler ulaşım,taşımacılık, inşaat ve savaş için kullanıldı yıllarca. Halen daha benzer sebeplerle kullanılıyor. Bunların dışında, eğlence için sirklerde ya da hayvanat bahçelerinde de kullanıldı. Sizce gönüllü müydü? Elbette hayır. Filleri kullanışlı yapmanın yolu, onları gençken zincire vurmaktan geçiyor. Bacakları bağlanıyor ve haftalarca tutsak ediliyorlar. İlk başlarda direniyor hayvan. Zinciri kırmak ve kaçmak istiyor. Çığlıklar atıyor,…

  • İç Güdü

    İç Güdü

    Sonsuz evrende bir tanışma… Birbirini yıllardır tanır gibi bir rahatlık ama içten içe bir mesafe. Kazanç ya da kayıp demek zor. İyi ya da kötü de. Aslında ‘olmak’ dediğimiz şey de, bu. Tanımadan da, yakın hissedebilir insan. Belki ilk bakışta değil, ama ilk sarsıntıda ‘aynıyız’ der gibi. Ne geçmişini bilirsin, ne bugününü hatta ne de…