Engeller, zorluklar, sürekli gelişim kısmını bitirdik. Bundan sonraki birkaç yazıda konumuz para olacak.
En az diğerleri kadar maddi durum da, kendimizi tanıma yolunda önemli bir yere sahip. İrlandalı yazar Jonathan Swift’in dediği gibi: ‘Bilge kişi, parayı her zaman aklında tutmalı ama kalbinde asla’.
Hayatınızda hiç paraya sıkıştınız mı? Maddi olarak zorluk çektiniz mi? Bu durum sizi nasıl hissettirdi?
Bu sorunun cevabını düşünerek bile, maddi durumun psikolojimiz, hayatımız ve hedeflerimiz üzerinde ne kadar etkili olduğunu görmek mümkün. Bir de başka insanalra, ailenize karşı sorumluluklarınız olduğunda kendinizden uzaklaşmanız muhtemelen. Kendimizi tanıma serüvenin de amacı bu aslında. Zaman zaman kendimize 10 dk bile olsa zaman ayırabilmek ve en kötü koşullarda bile kendimize güvenimizi, hedeflerimizi, inancımızı kaybetmemek. Eğer her şey para olsaydı, dünyanın %80’ninde mutlu insan olmazdı.
Diğer soru ay başında para akışı nasıl? Pozitif mi yoksa negatif mi? Negatifse buna duygusal yaklaşımınız nasıl oluyor? Kendinizi aylık ve yıllık ekonominizi ayarlamak için sorumlu hissediyor musunuz?
Tutumlu mu yaşıyorsunuz yoksa savurgan mısınız? Arkadaşlarınıza sorsak, buna ne cevap verirler? Kendinize karşı bu konuda dürüst olabiliyor musunuz?
Eğitim hayatımız boyunca onlarca ders alıp, düşünce yapımızı şekillendirirken, genelde öğrenmediğimiz şey para ve para yönetimi oluyor. Ailenizden bağımsız bir ekonomiye sahip olduğunuzda da, bu gerçek yüzünüze vuruyor. Önce her şeyi alabilirim diye düşünüyor, belki de erişemediğiniz şeylere anlamsız yatırım yaparak egonuzu besliyor ya da hevesinizi gideriyorsunuz. Daha sonra da gerçekler yüzünüze vurmaya başlıyor. Bu nedenle hem dünyada ekonomi nasıl işliyor, hem de bunun birey olarak neresindesiniz anlamak çok önemli. Mesela biriktirmek, tutumlu olmak aileler tarafından önerilen bir yöntem, büyüdüğünüzde para biriktirmenin, para getirmediğini daha iyi anlıyorsunuz. Ya da ev araba gibi yatırımlar, gelişmemiş ya da gelişmekte olan ülkelerde mantıklı ve hızlı dönüş alınabilen yatırımlarken, gelişmiş ülkeler için aynı şeyi söylemek zor. Bunu denediğinizde ise, kendinizi 20–30 yıllık kredilerin içinde boğuşurken, nakit akışı hiç kesilmesin diye sevmediğiniz işlerde çalışırken ya da hayatını özgürce yaşayan insanları imrenerek izleyerek buluyorsunuz.
Daha önceki konularda olduğu gibi para konusunda da, yazıp çizip, hesap ve analiz yapıp ona göre hareket etmekte fayda var. Bunun için de öncelikli olarak finans okur yazarlığını artırmak, bütçenizi, gelir ve giderlerinizi hesaplamak, biriktirmek, biriktirdiğinizi yatıracak fırsatlar aramak, borcunuz varsa yapılandırmak, risk hesaplaması yapmak gerekiyor. Bunlara ek olarak yaşınız kaç olursa olsun emekliliğinizi planlamak, kapsamlı finansal planlar yapmak maddi açıdan sizi çok daha güvenli ve çok daha başarılı bir konuma getirecektir. Hayatınızı kiralayıp, satmadan önce iyi düşünün ve planlayın.

Leave a comment