Tag: Türkçe

  • Yaşa Mustafa Kemal Yaşa!

    Hayatını ideallerine ve ülkesine adamış bir adam. İstediği her şeyi elde edebilecek olmasına rağmen gelecek kuran bir adam. Dünya tarihinde deha denilebilecek birkaç liderden bir tanesi. Daha gençlik yıllarında aklı kendine rehber seçmiş, özgürlük aşkıyla yanıp tutuşan bir adam. Yeri gelmiş dayak yemiş, yeri gelmiş hapis yatmış, sürgün edilmiş. Çoğu kez yaptıklarının karşılığını alamamış. Bizler…

  • SEÇİM

    Daha önce İngiltere ve Fransa seçimlerini izlerken realist bir ülkeyle hayal satan ülke arasındaki farkı hissetmiştim. Tartışmaların seviyesi şaşırtmıştı. Seçim denilince akla gelen kavga, gürültü, yalan, iftira, kibir, dışlama, kışkırtma hiçbiri yoktu. Şimdi de Almanya seçimi için aynısı geçerli. İşin içinde ne din var, ne ‘biz şunu yaptık’lar, ne kıskananlar, ne çekemeyenler, ne hayali düşmanlar,…

  • Değişen biz miyiz, Dünya mı?

    Ramazan ve Bayram Bir aile fotoğrafı.. Son akşam yemeği gibi bir tablo. Büyükleriyle küçükleriyle herkes orada. Son defa. O günden sonra doğal olarak eksilenler, yerine eklenenler var ama sorun aynı şekilde bir araya gelememekte. Bu belki değişimin habercisi.. Değişen mantığın, yaşam tarzlarının, dünyanın habercisi.. Belki de göremediklerimizin kaybettiklerimizin, hissetmediklerimizin… — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — Ramazan Ramazan ayı bana sorarsanız…

  • SEN

    ‘Sen’ …Aynaya baktığında gördüğün. Her karar verdiğinde ‘benim’ diyorsun. Attığın her adım, seçtiğin bütün yollar ‘ben’ diyor. ‘Ben istedim’, ‘ben yaptım’, ‘ben yapamadım’… Sonra da düşünüyorsun seni ‘sen’ yapan nedir diye? O an her şey değişiyor. ‘ben’ bir anda şekil değiştiriyor. Yontulmayı bekleyen bir taş blok, biçimlendirilmeyi bekleyen bir hamur oluyor. Hayat denilen periyot içinde attığın…

  • Ulusal Egemenlik

    Her ne kadar birçok savaş verilse de genlerinin ya da geleneklerinin hatırlayabileceği kadar geçmişte egemenlik savaşı vermedi Anadolu. ‘Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ sözünü sevseler de geçmişlerinde ‘millet’ olmak için değil, var olanı korumak için savaştılar. Hak, özgürlükler gibi ‘milletin hakimiyeti’ , ‘halkın egemenliği’ de bir lütuf olarak gökten indi. Kanlı devrimler olmadı, özgürlükler için, haklar için…

  • 18 Mart: Yüreği ve Bedeni Sızlayanlar

    Sefillik almış başını gitmiş, ayağında ayakkabısı, üstünde düzgün bir giysisi yok. Çanakkale’nin meşhur rüzgarı en küçük hücresine kadar işliyor. Silahı tutukluk yapıyor ya da düşmanınki kadar güçlü etki etmiyor. Sağdan soldan şehit olan arkadaşlarının haberleri, gözünün önünde can çekişenler, ölenler.. Yemek yemeye, su içmeye, bir dakika bile dinlenmeye vakit yok. Vakit olduğunda ise bunların hiçbiri…

  • Türk kibri

    Türk kibri Her şey doğumla başlıyor aslında. Her ailenin çocuğu en iyisidir. Ama farklı kategorilerde. Kaç tane aile varsa o kadar da kategori, o kadar da en iyi vardır. Barış Manço’nun programında, her biri tam puan alarak yarışmalarda hep beraber birinci olmanın tadını çıkaran onlarca çocuk gibi. İşte sorun da tam olarak burada başlıyor. Kategoriler…

  • Milliyetçilik ve İnanç Üzerine

    İnanç ve milliyetçilik güzel duygulardır. Özellikle, karşınızdaki bunlara düşünmeden, sorgusuz sualsiz bağlıysa, bunlar bir nevi kırmızı çizgisiyse. Çünkü manipule etmek istediğiniz insan hakkında uzun uzun düşünmenize gerek yoktur. Ne seviyor, ne sevmiyor gibi bilgiler gereksizleşir. İki seçenekten biridir ya da her ikisidir. Zaman kaybettirmez. Bunları kullanarak: Savaşlar başlatabilir, kişisel hırslar uğruna ölen insanlara, ardında kalanlara…

  • 2016: Tarihte bir küçük leke

    Tarih 2016’yı mikro ve makro kültürel çatışmaların hız kazandığı yıl olarak yazacak. Kardeşin kardeşinden, komşunun komşusundan, hemşerinin hemşerisinden, doğunun batıdan, batının doğudan hoşnut olmadığı, tahammülün azaldığı, insanlığın unutulduğu, küresel sorunların arttığı,doğanın unutulduğu, barışın sözde kaldığı, hayvanların bile ızdırap çektiği,kültürler arası uçurumun büyüdüğü, populizmin dünyanın her tarafını sardığı, bir yıl olarak yazacak. 20.yüzyıl ve öncesinin siyasi…

  • Sanal Gerçeklik

    Türkiye dışarıdan nasıl gözüküyor? Güzel bir soru. Kaçıklarla dolu dev bir tımarhane gibi değil tabii ki. Daha çok, dev bir simulasyon gibi. Sanal gerçekliğin bu kadar gelişeceğini Wachowski kardeşler bile bu denli tahmin edememiştir. Gelelim bu simulasyonun içeriğine; Kimisi ‘dünyanın en güçlüsü benim, sadece benim sözüm geçer, en büyük benim’ şeklinde bir karanlıklar lordunu yaşarken,…