Tag: Türkçe

  • 10 Kasim 1938'den beri….

    Atam izindeyiz derken, bir dakikalik saygi durusunda bulunurken bir dusunun. Cumhuriyet ile gelen, senelerdir anlattigimiz, ogrendigimiz, ovundugumuz guzelliklerin uzerine son 80 yil ne kattik? Neredeyse hicbir sey. Ataturk’un ileri goruslulugunu overken, onun sozlerini alintilarken de dusunun. O sozler ‘vay be ne adammis dememiz icin mi, bugun yasananlari onaylamak icin mi soylenmis yoksa bir anlam mi…

  • Hayaller ve Hayatlar 3: Kucuk Sehir, Kucuk Dunyalar

    Almanya’ya geldigimde, gelismis bir ulkenin kucuk sehrini gozumde buyuttugumu farkettim. Hayal kirikliklariyla basladi macera. Ne ilk yurtdisi tecrubem gibi rahat ve renkliydi, ne de bekledigim gibi ilham verici. Buna ragmen, bu kucuk sehre adapte olmaya calismistim, sanki onceden kucuk-buyuk sehir arasindaki farki algilamamis gibi. Dolayisiyla alismam vakit aldi, sonunda ne alisabildim ne de kabullenebildim. Gelismis…

  • HAYALLER VE HAYATLAR 2:

    Hayaller ve Hayatlar 2: Metropol Universite hayatim boyunca dikkatimi ceken bir nokta vardi. Her ne kadar buyudugum cevre, kucuk sehrimizin seckin insanlari olsalar da, alanlarinda basarili insanlar gibi gozukseler de, bakis acisi anlaminda limitlilerdi. Hedefler anlaminda, hayaller anlaminda sinirlilardi. Ayni sekilde arkadas cevremden de, okumak icin istanbula gidenlerle, ankaraya, izmire gidenler arasinda bariz farklar vardi.…

  • Hayaller ve Hayatlar 1: Rekabet Ortami

    Universite kampusunde buyudum. Cevremizdeki insanlar sehrin seckin insanlariydi, farkli alanlardan bir suru profesor. Arkadaslarim bu insanlarin cocuklariydi. Gittigim anaokulu, ilkogretim okulu devlete ait olmasina sinifimiz secilmisti. Sinif kampusun cocuklariyla doluydu, ogretmenlerin bir kismi da yine kampuste yasayanlardi. O zamanlar bunun nasil bir deger yarattiginin farkinda degildik Liseye kadar tamamen izole bir ortamdi. Aileleri tarafindan farkli…

  • Seçim 2018

    Cumhurbaşkanı adayları da,milletvekili adayları da; annesini, babasını, çocuklarını, inancını, başkalarının zaaflarını propaganda malzemesi olarak kullanmaktan çekinmiyor ve buna siyaset diyorlar. Sorun analizi, problem ortaya koyma ve çözüm önerme hiçbirinde yok. Bilim, ekonomi, teknoloji, eğitim, tarih, proje kelimeleri arkası desteksiz, içi boş terimler halini almış. Bunlar dünyada konuşuluyor biz de bahsedelim dercesine….. Kültür, sanat, özgürlükler, doğa,…

  • Göbekli Tepe

    Restorasyon harikaları için böyle buyurun efenim, şimdi de sıra Göbeklitepe’de.. (Soran olursa, muhteşem bir medeniyeitn üzerinde oturuyoruz, ee az biraz da, oturtuyoruz diyin. Durumu çaktırmayın) Bundan üç sene önce Bergama Zeus Sunağı’nı tartışmıştık birisiyle. Almanlar çaldı bunu diyordu, ben de iyi ki çalmışlar demiştim. Yağmacı bir milletiz demiştim. Alınmıştı. Biraz önce avrupada şehirlerin tarihi meydanları…

  • KİTAP, KAHVE, BİRA VE PATATES

    KİTAP, KAHVE, BİRA VE PATATES Bol bol kitap okuyun ile bir kasa bira al ya da birkaç kilo patates al arasında teknik olarak bir fark yok aslında. Her durumda da ortada bir amaç olmalı, neyi, ne için istediğini bilmelisin. Elbette kitaplar çok şey öğretir insana ama kitabı boş bir duvara bakar gibi okumak, bilmem kaç…

  • SÖZ

    Söz her şeydir. Yalnızca bir söz savaşa yol açabilir, barış da sağlayabilir. Kelimeler, sözler aslında bizleri birbirimize bağlayan bir araçtır. Kapıyı açan anahtar gibi, kilitleri açan bir araç. Bir söz ile sonsuz güven de kurabilirsiniz, yılların birikimi bir güveni temelinden de sarsabilirsiniz. Mutluyken kelimeler yetersiz kalıyor desek de; bu mutluluğu defalarca paylaşmamıza aracılık eder sözler…

  • Atatürk’ten 79 yıl sonrası

    „Yurtta sulh, cihanda sulh“ 79 yıl sonrasının Türkiye’si iç huzuru, uluslararası ilişkileri ve barışçıl yaklaşımı ile dünyaya örnek oluyor ve tüm dünyanın takdirini topluyor. Tıpkı, Atatürk’ün hayalindeki gibi içeride müthiş bir dayanışma hakim. İnsanlar canla başla çalışıyor, düşeni elinden tutup kaldırıp, yollarına devam ediyorlar. Bu en küçük birim aileden, okullara, şirketlere ve politikaya kadar aynı.…

  • Populizm, Aykırılar ve Seçimler Üzerine

    İnsanoğlunun en büyük hatası; şeytanlar uydurup, neden uydurduğunu unutmasıdır. O kadar inanır ki uydurduklarına, şeytanı anlamaya çalışmaz, aksine şeytanı kendi kalıplarına oturtarak uzaklaştırır. İnsanoğlu acizdir. Kendisiyle yüzleşmekten korkar. Rasyonellikten, gerçeklerden, sebeplerden korkar. Çözüm üretmek yerine bahaneler üretir, şeytanına sıfatlar takar. Onu tamamen görmezden gelerek yeneceğini, onu tanımadan devireceğini düşünür. Halbuki, aslında yarattığı şeytanı güçlendirmekten başka…