Category: Yaşama Dair
-
Hayaller ve Hayatlar 1: Rekabet Ortami
Universite kampusunde buyudum. Cevremizdeki insanlar sehrin seckin insanlariydi, farkli alanlardan bir suru profesor. Arkadaslarim bu insanlarin cocuklariydi. Gittigim anaokulu, ilkogretim okulu devlete ait olmasina sinifimiz secilmisti. Sinif kampusun cocuklariyla doluydu, ogretmenlerin bir kismi da yine kampuste yasayanlardi. O zamanlar bunun nasil bir deger yarattiginin farkinda degildik Liseye kadar tamamen izole bir ortamdi. Aileleri tarafindan farkli…
-
KİTAP, KAHVE, BİRA VE PATATES
KİTAP, KAHVE, BİRA VE PATATES Bol bol kitap okuyun ile bir kasa bira al ya da birkaç kilo patates al arasında teknik olarak bir fark yok aslında. Her durumda da ortada bir amaç olmalı, neyi, ne için istediğini bilmelisin. Elbette kitaplar çok şey öğretir insana ama kitabı boş bir duvara bakar gibi okumak, bilmem kaç…
-
SÖZ
Söz her şeydir. Yalnızca bir söz savaşa yol açabilir, barış da sağlayabilir. Kelimeler, sözler aslında bizleri birbirimize bağlayan bir araçtır. Kapıyı açan anahtar gibi, kilitleri açan bir araç. Bir söz ile sonsuz güven de kurabilirsiniz, yılların birikimi bir güveni temelinden de sarsabilirsiniz. Mutluyken kelimeler yetersiz kalıyor desek de; bu mutluluğu defalarca paylaşmamıza aracılık eder sözler…
-
Değişen biz miyiz, Dünya mı?
Ramazan ve Bayram Bir aile fotoğrafı.. Son akşam yemeği gibi bir tablo. Büyükleriyle küçükleriyle herkes orada. Son defa. O günden sonra doğal olarak eksilenler, yerine eklenenler var ama sorun aynı şekilde bir araya gelememekte. Bu belki değişimin habercisi.. Değişen mantığın, yaşam tarzlarının, dünyanın habercisi.. Belki de göremediklerimizin kaybettiklerimizin, hissetmediklerimizin… — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — Ramazan Ramazan ayı bana sorarsanız…
-
SEN
‘Sen’ …Aynaya baktığında gördüğün. Her karar verdiğinde ‘benim’ diyorsun. Attığın her adım, seçtiğin bütün yollar ‘ben’ diyor. ‘Ben istedim’, ‘ben yaptım’, ‘ben yapamadım’… Sonra da düşünüyorsun seni ‘sen’ yapan nedir diye? O an her şey değişiyor. ‘ben’ bir anda şekil değiştiriyor. Yontulmayı bekleyen bir taş blok, biçimlendirilmeyi bekleyen bir hamur oluyor. Hayat denilen periyot içinde attığın…
-
Gelecek kaygısı ve umutsuzluk üzerine….
1933 yılında, çevresinde olan bitenden kaygı duyan, her geçen gün artan baskıyla daha da umutsuzluğa kapılan Münih’te yaşayan bir müzisyen, dönemin ünlü bilim adamı Einstein’a bir düşüncelerini paylaştığı bir mektup yazıyor. ( Einstein elinden geldiği kadarıyla kim olursa olsun kendisine gelen her mektubu yanıtlamaya çalışmıştır.) Einstein da cevap olarak aşağıdaki cevabı veriyor. (Ünlü bir bilim…
-
Kısa bir not
Bugün 3 Ekim 2016. Almanya’nın birleşmesinin 16.yıl dönümü. Kutlamaların adresi ise son senelerde ırkçılık hareketleriyle ün salan Dresden. (Kısa bir not düşelim, Dresden çok güzel ve özel bir şehir) Dolayısıyla Almanya Şanşölyesi Merkel, Cumhurbaşkanı Gauck da Dresden’deydi. Onları görmek ve kutlamaya katılmak için gelen bir sürü insan da. Facebookta canlı yayına denk geldim ve izledim.…
-
140 Karakterlik Esaret
Kuzenimin, askere gittiğinden beri yaşadığı aydınlanmayla sürekli tekrar ettiği bir söz var: “hiç özgürlüğün elinden alındı mı?”. Bu sözü çok sevdim nedense. Aslında uzun zamandır düşünüyordum bunu. “İradenin Tutsaklığı”ndan beri.. Belki 6–7 yıldır. Gerçekten özgür müyüz, kararlarımız ne kadar bize ait, yaşam tarzımız bizim istediğimiz gibi mi yoksa toplumun çizdiği sınırlar içinde mi, kısır bir…
-
Uçaktaki Çocuk
Uçaktaydık. Çocuk babasına sordu:”Neredeyiz baba?” “Muhtemelen Romanya üzerindeyiz” diye cevapladı babası. “Peki nasıl anlıyorsun, her yer aynı” dedi çocuk. Baba ise “Sınırlar çok küçük buradan göremezsin, hava güzel doğanın, manzaranın tadını çıkar” dedi. Biraz sessizlik ve meraklı bakışların ardından çocuk duramadı. “Her yer aynı gözüküyor. Bu tarafa çok gidersek yine aynı yere geliriz değil mi?”…
-
Türkiye’den çekip gitmek (2)
Türkiye’den çekip gitmek (1) ‘i yazdığımda, hemen arkasından da çekip gittikten sonra yaşanabilecek ya da yaşadığım zorlukları da yazarım diye düşünmüştüm. Aslında kişisel tecrübenin objektifi biraz zor olur ama bir olumsuzluk yaşayınca hemen o anki hararetli duygularla yazmayayım dedim. Bekleyince de bir türlü sıra gelmedi. Ne zaman oturup yazmaya çalışsam da olmadı, defalarca yazdım, sildim.…
