Category: Yaşama Dair
-
Bedelli Askerlik- Deniz Er Egitim Alay Kom. Iskenderun
Askere gitmeden once cok fazla icerik okudum, kafamda bir sürü soru vardi. Herkes kendine gore anlatiyordu, kimisi abartiyordu kimisi kücümsüyordu. O endenle kendi tecrübemi de anlatmak, merak eden arkadaslarin merakini gidermek istedim. Gün gün neler yaptigimizi yazdim. Günlük kismi atlamak isteyenler, en sondaki soru cevap bölümüne atlayabilirler. 1.Gun Ilk gun once x-rayli kapidan geciliyor. Burada…
-
Inanmak Istedigine Inan
Oncelikle noktayla baslayalim. Basit bir tanimla, yer ya da konumdur. Boyutu, sekli yoktur. Dogru ise her iki yonden sonsuza kadar giden, tek boyutlu noktalar kumesidir. (Ilkogretim matematik kitaplarina gore). Bir noktadan ise sonsuz dogru gecer. Yani bir konumda tek bir dogrudan bahsedemeyiz. Dogrunun kendisini de olcemeyiz. Uzunlugu ya da genisligi yoktur. Ancak dogru parcalarini olcebiliriz,…
-
Hayaller ve Hayatlar 3: Kucuk Sehir, Kucuk Dunyalar
Almanya’ya geldigimde, gelismis bir ulkenin kucuk sehrini gozumde buyuttugumu farkettim. Hayal kirikliklariyla basladi macera. Ne ilk yurtdisi tecrubem gibi rahat ve renkliydi, ne de bekledigim gibi ilham verici. Buna ragmen, bu kucuk sehre adapte olmaya calismistim, sanki onceden kucuk-buyuk sehir arasindaki farki algilamamis gibi. Dolayisiyla alismam vakit aldi, sonunda ne alisabildim ne de kabullenebildim. Gelismis…
-
HAYALLER VE HAYATLAR 2:
Hayaller ve Hayatlar 2: Metropol Universite hayatim boyunca dikkatimi ceken bir nokta vardi. Her ne kadar buyudugum cevre, kucuk sehrimizin seckin insanlari olsalar da, alanlarinda basarili insanlar gibi gozukseler de, bakis acisi anlaminda limitlilerdi. Hedefler anlaminda, hayaller anlaminda sinirlilardi. Ayni sekilde arkadas cevremden de, okumak icin istanbula gidenlerle, ankaraya, izmire gidenler arasinda bariz farklar vardi.…
-
Hayaller ve Hayatlar 1: Rekabet Ortami
Universite kampusunde buyudum. Cevremizdeki insanlar sehrin seckin insanlariydi, farkli alanlardan bir suru profesor. Arkadaslarim bu insanlarin cocuklariydi. Gittigim anaokulu, ilkogretim okulu devlete ait olmasina sinifimiz secilmisti. Sinif kampusun cocuklariyla doluydu, ogretmenlerin bir kismi da yine kampuste yasayanlardi. O zamanlar bunun nasil bir deger yarattiginin farkinda degildik Liseye kadar tamamen izole bir ortamdi. Aileleri tarafindan farkli…
-
KİTAP, KAHVE, BİRA VE PATATES
KİTAP, KAHVE, BİRA VE PATATES Bol bol kitap okuyun ile bir kasa bira al ya da birkaç kilo patates al arasında teknik olarak bir fark yok aslında. Her durumda da ortada bir amaç olmalı, neyi, ne için istediğini bilmelisin. Elbette kitaplar çok şey öğretir insana ama kitabı boş bir duvara bakar gibi okumak, bilmem kaç…
-
SÖZ
Söz her şeydir. Yalnızca bir söz savaşa yol açabilir, barış da sağlayabilir. Kelimeler, sözler aslında bizleri birbirimize bağlayan bir araçtır. Kapıyı açan anahtar gibi, kilitleri açan bir araç. Bir söz ile sonsuz güven de kurabilirsiniz, yılların birikimi bir güveni temelinden de sarsabilirsiniz. Mutluyken kelimeler yetersiz kalıyor desek de; bu mutluluğu defalarca paylaşmamıza aracılık eder sözler…
-
Değişen biz miyiz, Dünya mı?
Ramazan ve Bayram Bir aile fotoğrafı.. Son akşam yemeği gibi bir tablo. Büyükleriyle küçükleriyle herkes orada. Son defa. O günden sonra doğal olarak eksilenler, yerine eklenenler var ama sorun aynı şekilde bir araya gelememekte. Bu belki değişimin habercisi.. Değişen mantığın, yaşam tarzlarının, dünyanın habercisi.. Belki de göremediklerimizin kaybettiklerimizin, hissetmediklerimizin… — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — — Ramazan Ramazan ayı bana sorarsanız…
-
SEN
‘Sen’ …Aynaya baktığında gördüğün. Her karar verdiğinde ‘benim’ diyorsun. Attığın her adım, seçtiğin bütün yollar ‘ben’ diyor. ‘Ben istedim’, ‘ben yaptım’, ‘ben yapamadım’… Sonra da düşünüyorsun seni ‘sen’ yapan nedir diye? O an her şey değişiyor. ‘ben’ bir anda şekil değiştiriyor. Yontulmayı bekleyen bir taş blok, biçimlendirilmeyi bekleyen bir hamur oluyor. Hayat denilen periyot içinde attığın…
-
Gelecek kaygısı ve umutsuzluk üzerine….
1933 yılında, çevresinde olan bitenden kaygı duyan, her geçen gün artan baskıyla daha da umutsuzluğa kapılan Münih’te yaşayan bir müzisyen, dönemin ünlü bilim adamı Einstein’a bir düşüncelerini paylaştığı bir mektup yazıyor. ( Einstein elinden geldiği kadarıyla kim olursa olsun kendisine gelen her mektubu yanıtlamaya çalışmıştır.) Einstein da cevap olarak aşağıdaki cevabı veriyor. (Ünlü bir bilim…
