Tag: Türkiye

  • Almanya’da 10 yıl

    Uzun zamandır yazamadım. Araya bir sürü şey girdi, ilham da bulamadım. Biraz da, yazmış olmak için yazmaktan sıkıldım. Bugün ise boş vakit olunca bir şeyler karalamak istedim. 10 senedir Almanya’da yaşıyorum. Benden ne aldı, bana ne verdi, gelmeden önce neleri dikkate almak gerekiyor, Almanya’da yaşam nasıl, Almanya bitti mi, neden gelmeyin diyorum üzerine yazacağım. Her…

  • 10 Kasım 2023: Özlem, Vefa, Minnet ve İhanet

    10 Kasım 2016’da şu yazıyı yazmıştım: Ne yazık ki, düşüncelerim çok da değişmedi. Belki de daha katılaştı bu konuda. İçimdeki hüzün ve mutsuzluk buna bağlı umutsuzluk daha da arttı. Yas 100 yıl tutulmaz, gerçekten tanınmayan biri özlenmez, ölen geri gelmez. Atatürk’ün ulusal devlet kurması, bunun tek doğru olduğu, değiştirilemez, tartışılmaz anlamına gelmiyor. O dönemki değerleri,…

  • Depresyondan Mutluluğa Sıçrayış: Nereden Başlamalıyım?

    Kış ayları geldikçe sadece grip değil depresyon da, virüs gibi bulaşıyor. Duvarlar üstünüze üstünüze geliyor, bulutlar üzerinize çöküyor, işe gitmek yulüm olurken; en basit günlük işler bile yormaya başlıyor. Bir de bunlara ekonomik sıkıntılar, sosyal ilişkiler de eklenince; haytın bir köşesinde sıkışmış hissetmek, önünü görememek, belirsizlik yükünün altında ezilmek oldukça doğal. Bu yazı da, uzun…

  • Hayata Reset

    30 yaşındasın ve kendini bir çıkmazda hissediyorsun. Belki 32, belki de 35. Ya da 27. Hayatın tam bir başarısızlık hikayesi. İstediğin işi de bulamıyorsun çünkü tecrüben yok. Her şeyde tecrüben var ama istediğin şey de yok. Bşyle bir hisse kapıldınız mı? Cevap evetse. Yalnız değilsiniz. Herkes hayatının bir döneminde benzer çıkmazlara giriyor. Ben de benzer…

  • Son Akşam Yemeği

    Vega hikayesinin devamı… Vega için tıklayın. Uzun tatilin ardından yine eski yerimdeydim. Yalnız ve kafam karışmış. Tekrar hayatımın nasıl gittiğini düşünüyordum. Her şey anlamsız, sahte ve birbirinin kopyası gibi görünüyordu. Tek umut kaynağım olan tek şey Emma’ydı. Onunla geçirdiğim, gerçekten garip bir deneyimdi. Sadece 5 gün birlikteydik ama sanki yıllardır tanışıyormuşuz gibi hissettik ve bin…

  • Psikolojik Manipulasyon: Özgürlüğe Giden Yol

    Benjamin Franklin ilk elektrik deneylerini yaparken, insanlar elektrik nasıl iletilir, nedir bilmiyordu. Mistik buluyordu. Elektriğin kullanım alanı yoktu. Yıldırım ve şimşek de bir çeşit elektrik dediğinde, yıldırımı doğa üstü bir şey zanneden kalabalık sizce ne dedi? __ Maaann you are crazy, get the fuck out of here (yani beyefendi aklınız başında mı?) İlk çağlarda otururak,…

  • Psikolojik Manipulasyon: Ne Dedin Sen?

    Ekonomik baskı da arttıkça; daha çok kavga görüyoruz sokakta. Buna bir de cancel culture, bozulan konfor, stres, kişisel meseleler de eklenince; her köşede birbiriyle sözlü kavgaya tutuşan, birbirini kışkırtmaya çalışan, zayıf noktalarıyla vurmaya çalışan, aşağılamaya çalışan insanlar görmek oldukça mümkün. Birinin hevesini kırmak, modunu düşürmek oldukça kolay. Özellikle savunmasız olduğumuz anlarda, en ufak bir kelime…

  • Psikolojik Manipulasyon: Dominant Anne

    Korkularımız, heyecanlarımız, yeteneklerimizi nasıl kullandığımız hatta sahip olduğumuz yetenekler büyük ölçüde nasıl büyüdüğümüze bağlı. Psikolojik açıdan otoriter anne, çocuğun kimliğini ve niteliklerini ve çevresiyle kurduğu ilişkileri fazlasıyla etkiliyor. Aynı benzerlik kedi sahiplerinde de var. Kimi kediler agresifken, kimisi daha sevecen ve sakin oluyor. Bazıları tutarsızken, kimisi gayet tutarlı hareketler yapıyor. Tüm bunlar aslında kedinin cinsinden…

  • Psikolojik Manipulasyon: Bakış Açımızı Nasıl Savunuruz

    Bakış açımızı nasıl savunuruz? Kesinlikle, televizyonlarda gördüğümüz gibi bağırarak, haykırarak, kafa göz birbirine dalarak değil. Sonuçta medeni insanlarız. Televizyonlardaki insanlar, her ne kadar en ilkel haliyle yapsalar da, aslında amaçları güçlü durmak. İlkel olmayan versiyonu ise; doğru bir mantık akışı, uygun bir ses tonuyla, kimsenin söz hakkını gaspetmeden düşüncelerinin arkasında sapasağlam durmak kadar o düşünceleri…

  • Psikolojik Manipulasyon-2: İnandık, İnsandık

    Bazen diyorum ki, yok bu insanlar bu akdar aptal olamaz. Bir gram mantıkla inandıkları şeyin saçmalık olduğunu, söylenilen şeylerin yalan dolan olduğunu anlarlar. Olmuyor. Daha da, kötüsü mühendise mühendislik, doktora doktorluk, biyologa biyoloji öğretmeye kalkıyorlar. Sosyal bilimlerde daha da kötü. Tarih, sosyoloji, psikoloji herkesin yapabileceği iş. ( burada kendime de gömüyorum. Psikoloji neyime? O yüzden,…