Tag: Türkiye

  • Atatürk’ten 79 yıl sonrası

    „Yurtta sulh, cihanda sulh“ 79 yıl sonrasının Türkiye’si iç huzuru, uluslararası ilişkileri ve barışçıl yaklaşımı ile dünyaya örnek oluyor ve tüm dünyanın takdirini topluyor. Tıpkı, Atatürk’ün hayalindeki gibi içeride müthiş bir dayanışma hakim. İnsanlar canla başla çalışıyor, düşeni elinden tutup kaldırıp, yollarına devam ediyorlar. Bu en küçük birim aileden, okullara, şirketlere ve politikaya kadar aynı.…

  • Yaşa Mustafa Kemal Yaşa!

    Hayatını ideallerine ve ülkesine adamış bir adam. İstediği her şeyi elde edebilecek olmasına rağmen gelecek kuran bir adam. Dünya tarihinde deha denilebilecek birkaç liderden bir tanesi. Daha gençlik yıllarında aklı kendine rehber seçmiş, özgürlük aşkıyla yanıp tutuşan bir adam. Yeri gelmiş dayak yemiş, yeri gelmiş hapis yatmış, sürgün edilmiş. Çoğu kez yaptıklarının karşılığını alamamış. Bizler…

  • Ulusal Egemenlik

    Her ne kadar birçok savaş verilse de genlerinin ya da geleneklerinin hatırlayabileceği kadar geçmişte egemenlik savaşı vermedi Anadolu. ‘Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ sözünü sevseler de geçmişlerinde ‘millet’ olmak için değil, var olanı korumak için savaştılar. Hak, özgürlükler gibi ‘milletin hakimiyeti’ , ‘halkın egemenliği’ de bir lütuf olarak gökten indi. Kanlı devrimler olmadı, özgürlükler için, haklar için…

  • 18 Mart: Yüreği ve Bedeni Sızlayanlar

    Sefillik almış başını gitmiş, ayağında ayakkabısı, üstünde düzgün bir giysisi yok. Çanakkale’nin meşhur rüzgarı en küçük hücresine kadar işliyor. Silahı tutukluk yapıyor ya da düşmanınki kadar güçlü etki etmiyor. Sağdan soldan şehit olan arkadaşlarının haberleri, gözünün önünde can çekişenler, ölenler.. Yemek yemeye, su içmeye, bir dakika bile dinlenmeye vakit yok. Vakit olduğunda ise bunların hiçbiri…

  • Sanal Gerçeklik

    Türkiye dışarıdan nasıl gözüküyor? Güzel bir soru. Kaçıklarla dolu dev bir tımarhane gibi değil tabii ki. Daha çok, dev bir simulasyon gibi. Sanal gerçekliğin bu kadar gelişeceğini Wachowski kardeşler bile bu denli tahmin edememiştir. Gelelim bu simulasyonun içeriğine; Kimisi ‘dünyanın en güçlüsü benim, sadece benim sözüm geçer, en büyük benim’ şeklinde bir karanlıklar lordunu yaşarken,…

  • Ya siz olsaydınız?

    Son yıllarda, bu adam ülke için bir şeyler yapmış bile demeden, kulaktan dolma bilgilerle Atatürk’e saldırmak moda oldu. Özellikle internet ortamında, her platformda bunlara rastlamak mümkün. Sanki ezberlenmiş gibi tek bir ağızdan söyleniyor hissi veren bu yorumlara karşı Onedio’da Hemingway rumuzlu kullanıcının, cevap olarak yazdığı yorum dikkatimi çekti ve paylaşmak istedim. “Gel en baştan alalım.…

  • 10 Kasım 2016

    Nasıl bir Einstein, Newton, Socrates , Kant, Louis Pasteur, Mevlana, Yunus Emre, Freud dünyaya bir kere daha gelmiyorsa, nasıl bu insanların düşünceleri, buluşları, nasıl olsa bulunmuş, nasıl olsa yapılmış, düşünülmüş diye kalıplaşmıyorsa aksine onları referans alarak onların geldikleri noktayı ileriye taşımaya çalışan onlarcası, yüzlercesi geliyorsa, nasıl aya çıkmak için her seferinde Armstrong beklenmiyorsa; bence Mustafa Kemal…

  • Olmak ya da Olamamak

    Bir görsel var. Başı ayrılmış cansız bir beden yatıyor, yolun kenarında, insanlar etrafına toplanmış Hatta denize atalım gibi konuşmalar geçtiği de iddia ediliyor. Tabii ki biraz zaman geçtikten sonra “görüntüler sahte”, gerçeği burada diye bir telaşa girildi. Elbette internet manipulasyonu fazla, o görüntülerin paylaşılması da son derece saçma ve iğrenç. O görüntünün biraz öncesiyle ilgili…

  • Uçaktaki Çocuk

    Uçaktaydık. Çocuk babasına sordu:”Neredeyiz baba?” “Muhtemelen Romanya üzerindeyiz” diye cevapladı babası. “Peki nasıl anlıyorsun, her yer aynı” dedi çocuk. Baba ise “Sınırlar çok küçük buradan göremezsin, hava güzel doğanın, manzaranın tadını çıkar” dedi. Biraz sessizlik ve meraklı bakışların ardından çocuk duramadı. “Her yer aynı gözüküyor. Bu tarafa çok gidersek yine aynı yere geliriz değil mi?”…

  • Türkiye’den çekip gitmek (2)

    Türkiye’den çekip gitmek (1) ‘i yazdığımda, hemen arkasından da çekip gittikten sonra yaşanabilecek ya da yaşadığım zorlukları da yazarım diye düşünmüştüm. Aslında kişisel tecrübenin objektifi biraz zor olur ama bir olumsuzluk yaşayınca hemen o anki hararetli duygularla yazmayayım dedim. Bekleyince de bir türlü sıra gelmedi. Ne zaman oturup yazmaya çalışsam da olmadı, defalarca yazdım, sildim.…