Tag: Edebiyat

  • Eğitimde Empatik ve Yaratıcı Bir Sistem İhtiyacı

    Eğitimde Empatik ve Yaratıcı Bir Sistem İhtiyacı

    Her şeyin başı eğitim diye klişe bir giriş yapayım. Tüm sorunların çözümü eğitim.  Bunu diyince elbette tepkiler geliyor. Herkes eğitilmiyor, herkes eğitilemiyor, öyle düşündüğün gibi kolay değil gibi. Sorunun özü de, bu aslında. Eğitimin yanlışlığı da.  21. yüzyılın en büyük sorunu bence ne küresel ısınma, ne savaşlar, ne populizm. Aksine en büyük sıkıntımız, insanlık tarihinde…

  • Futbol Kültürü

    Futbol Kültürü

    Futbol şehri Trabzon’da büyüyen bir çocuk olarak, futboldan uzak kalma ihtimalim düşüktü. Kalamadım da. Çocukluğum futbol konuşarak, bilgisayarda futbol oyunları oynayarak, zaman zaman da sokakta futbol oynayarak daha sonrasında ise halı saha maçlarına giderek geçti. Sosyalleşmemiz böyleydi, yetenekli değildim futbol konusunda ama oynamak hoşuma gidiyordu kısmen. İki takım hoşuma gidiyordu. Birisi çocukluğumuzu renklendiren Galatasaray, diğeri…

  • Sanat ve Mühendislik

    Sanat ve Mühendislik

    Hayır, Leonardo Da Vinci’den bahsetmeyeceğim. Daha çok mühendisliğin, sanata ne kadar uzak olduğunu anlatacağım. Mühendislik eğitimin verdiği bir ego var ve birçok yanlış var. Mesela mühendisler sorun çözer. Bu doğru. Sorun çözüldükçe ego artar. Her şeyi yapabilirim. Matematik zekam var, matematik formüllerini kullanarak, insanların hayatını kurtarıyorum. Egonun sahibi matematikçiler ve fizikçiler olmalıyken, teoriyi pratiğe döken…

  • Bilbao: Yaşanılacak Yer

    Bilbao: Yaşanılacak Yer

    Çok yerde gezdim, çok yer hoşuma gitti ama Bilbao garip şekilde sıcak geldi. Daha çok yaşanılacak bir yer gibi. Kasım ayı olduğu için ve kuzeyde olduğu için tipik bir İspanya gezisi diyemem ama şehrin mesafeli sıcaklığı, İspanya’nın Akdeniz kıyılarına göre biraz daha ciddi ama aynı kucaklayıcı atmosferi fazlasıyla etkileyiciydi. Gittiğim kafe ve restoranlardaki samimiyet ve…

  • Riga: Melankoli ve Renk

    Riga: Melankoli ve Renk

    Riga’ya ikinci gidişimdi. İlk seferki gibi güneş değil, gri bulutlar karşıladı. Bu geziyi, bulunduğum yerden biraz uzaklaşayım diye planlamıştım. Bizi karşılayan, bulutlar ve soğuk Sovyet mimarisini görünce, acaba yanlış mı yaptım diye düşündüm. Buraya gelmek bir hata mıydı? Halbuki, arkadaş bir hafta önce Riga’ya uygun bilet var, gidelim mi dediğinde; kafamdaki Riga daha renkli ve…

  • Sonbahar: Garip Bir Son

    Sonbahar: Garip Bir Son

    Sonbaharın kendine özgü bir ilüzyonu var. Etrafı rengarenk yapıp, ufku ateşe verip, bizleri güzelliğin doruğuna ulaştırır. En azından biz öyle zannederiz. Aslında bu, dünyanın en yavaş ve en zarif cenaze törenidir. Ağaçlar çiçek açmıyor, yapraklar parlamıyor. Yavaş yavaş, solup yok oluyorlar. Tıpkı insanlar gibi. Bizim hüznümüzün aksine, göz alıcı bir şekilde gösteriyor kendini ölüm. Belki…

  • Temizlik

    Temizlik

    Temizlik kadar sevmediğim bir aktivite yok heralde.  Gereksiz bir zaman kaybı. Zaten günü işte geçiriyoruz, serbest zamanı artırmak için uykudan ve sağlığımızdan feragat ediyoruz, bir de bu vakti temizlikle doldurmak, bana insanoğlunun aciziyeti geliyor.  Bunu, ben yapmasam başkası yapsa, demiyorun. O insanlara da yazık. Her gün iş olarak; başkasının pisliğini temizlemek hoş olmasa gerek. Bence…

  • Çim Biçme Makinası Yalnızlığı

    Çim Biçme Makinası Yalnızlığı

    Bilgisayarı kapattım, çantamı topladım ve her zamanki gibi işten en son ben çıktım. Arabaya doğru yürürken dikkatimi bir şey çekti. Çim biçme makinası. Sessizce ve sabırla, milim milim çimleri biçiyordu. Oifs kapanmıştı, herkes gitmişti ama o hala çalışıyordu. Tekerlekleri sessizce dönüyoe, kimi zaman boşta kalıyor ve oradan çıkmaya çalışıyordu. İleri geri yaparak, o tuzaktan kurtulup,…

  • Kendi Hayatımıza Seyirci Olmak

    Kendi Hayatımıza Seyirci Olmak

    Yaş ilerledikçe, zamanın değerini de daha çok anlıyor insan. Zamanı biriktiremiyorsun, geri alamıyorsun, satın alamıyorsun. Zamanın değerini anladıkça da, kendi hayatıma zaman zaman ne kadar seyirci kaldığımı farkettim. Sanki her geçen sene daha da seyirci kalınıyor eper farkında olamıyorsan. Tüm içerikler, teknoloji, günlük alışkanlıklar sanki zamanı öldürmeye ve bizleri pasifleştirmeye yönelik. Magazin haberleri, dedikodular, sosyal…

  • Kişisel Marka Olarak Benlik: Modern Zorluklar

    Kişisel Marka Olarak Benlik: Modern Zorluklar

    Sonsuz imkanların olduğu bir zamanda yaşıyoruz. Milyonlarca seçenek ve sonsuz karmaşa. Depresyon, anksiyete, kimlik ve benlik krizleri içinde yok olup yolunu bulmaya çalışan bizler.  Savaş olan ülkelerdeki kadar şanssız, açlık ve sefalet çekenler kadar çaresiz olmadığımız sürece, geçmiş tüm çağların imkanlarından çok daha iyi imkanlarla yaşıyoruz. Peki neden bunca bolluğun içinde, hayatla ilgili karamsarlığa kapılıyoruz?…