Category: Yaşama Dair
-

Anarşiye Övgü
Sabah işe gitmeden önce bankaya uğradım. Bir taraftan kar yağıyor, her yer bembeyaz. Bastığım yer yumuşacık. Karanlık kış günlerinin aksine, beyaz aydınlık, neşe veriyor insana. Karın güzelliğini düşünürken, çevredeki insanlar ve araçlar dikkatimi çekti. İnsanlar, karşıdan karşıya geçerken ışıklara uymuyor, araçlar şeritte durmuyor ve korkulu sürücüler ne yapacağını bile bilemiyor. Gerçek bir isyan. Arabaya atlayıp,…
-

Temizlik
Temizlik kadar sevmediğim bir aktivite yok heralde. Gereksiz bir zaman kaybı. Zaten günü işte geçiriyoruz, serbest zamanı artırmak için uykudan ve sağlığımızdan feragat ediyoruz, bir de bu vakti temizlikle doldurmak, bana insanoğlunun aciziyeti geliyor. Bunu, ben yapmasam başkası yapsa, demiyorun. O insanlara da yazık. Her gün iş olarak; başkasının pisliğini temizlemek hoş olmasa gerek. Bence…
-

Çim Biçme Makinası Yalnızlığı
Bilgisayarı kapattım, çantamı topladım ve her zamanki gibi işten en son ben çıktım. Arabaya doğru yürürken dikkatimi bir şey çekti. Çim biçme makinası. Sessizce ve sabırla, milim milim çimleri biçiyordu. Oifs kapanmıştı, herkes gitmişti ama o hala çalışıyordu. Tekerlekleri sessizce dönüyoe, kimi zaman boşta kalıyor ve oradan çıkmaya çalışıyordu. İleri geri yaparak, o tuzaktan kurtulup,…
-

Kendi Hayatımıza Seyirci Olmak
Yaş ilerledikçe, zamanın değerini de daha çok anlıyor insan. Zamanı biriktiremiyorsun, geri alamıyorsun, satın alamıyorsun. Zamanın değerini anladıkça da, kendi hayatıma zaman zaman ne kadar seyirci kaldığımı farkettim. Sanki her geçen sene daha da seyirci kalınıyor eper farkında olamıyorsan. Tüm içerikler, teknoloji, günlük alışkanlıklar sanki zamanı öldürmeye ve bizleri pasifleştirmeye yönelik. Magazin haberleri, dedikodular, sosyal…
-

Kişisel Marka Olarak Benlik: Modern Zorluklar
Sonsuz imkanların olduğu bir zamanda yaşıyoruz. Milyonlarca seçenek ve sonsuz karmaşa. Depresyon, anksiyete, kimlik ve benlik krizleri içinde yok olup yolunu bulmaya çalışan bizler. Savaş olan ülkelerdeki kadar şanssız, açlık ve sefalet çekenler kadar çaresiz olmadığımız sürece, geçmiş tüm çağların imkanlarından çok daha iyi imkanlarla yaşıyoruz. Peki neden bunca bolluğun içinde, hayatla ilgili karamsarlığa kapılıyoruz?…
-
Düğün Dernek
Hafta sonu hayatımda yaptığım, en mantıksız ama yine de manalı bir ziyaret gerçekleştirdim Türkiye’ye. Mantıksızdı çünkü iki gün için gittim. cumartesi akşam ulaştım. Pazartesi erkenden döndüm. Manalıydı çünkü kuzenimin düğünü için gittim. Birlikte büyüdüğüm, benim için çok önemli olan, kardeşim gibi olan kuzenimin düğünü için. Hayatımda hiçbir zaman geleneklerin takipçisi olmadım. Geleneksel her şeyin de…
-
Kayıtsızlık
Ne zamandır yazamıyorum. Evet, yazmıyorum değil, yazamıyorum. Eski yazılarıma bakınca sanki başkası yazmış gibi geliyor. Nasıl bu gücü, ilhamı ve isteği buldum da yazdım diyorum. Genelde hep en dipte olduğum zamanlarda yazdım. Beni dipten çıkaran, canım sıkıldığında kafamı dağıtan şey yazmaktı. Şimdi ise, sanki hiç yazmamış gibi hissediyorum. Bu yazı da, aslında sesli düşünme gibi.…
-
Duruşun Estetiği: Anlam, Zaman ve Direniş
Zaman… En çok haşır neşir olduğumuz ama asla anlamadığımız bir kavram. Aristoteles’e göre hareketin ölçüsü, Kant’a göre insan zihninin bir kategorisi, Heidegger’e göre ise bizzat insanın varoluşudur. Diğer yandan da, mevcut haliyle yanılsadığımız bir olgu. İnsanın uydurduğu, her yüzeysel şey giib özünü unuttuğumuz şey. Bizim için sadece ileri, geri almaktan; alarmlardan, toplantı saatlerinden ibaret. Fakat…
-
Kariyer
Kararlı ve ne yaptığını bilen insanları gördüğümde bazen özeniyorum. İstikrarlı ve azimli bir şekilde doğru bildikleri yolda ilerliyorlar. Yaptıkları şeyi fazlasıyla benimseyip. diğer şeylerle kafalarını dağıtmıyorlar. Sanki yaptıkları şey, en doğru şey ve tek yolmuş gibi. Photo by Brendan Church on Unsplash Diğer konulardaki ilgisizliklerini ve bilgisizliklerini görünce ise o özenmenin yerini bir acıma alıyor. Nasıl…

