Category: Türkçe

  • Anarşiye Övgü

    Anarşiye Övgü

    Sabah işe gitmeden önce bankaya uğradım. Bir taraftan kar yağıyor, her yer bembeyaz. Bastığım yer yumuşacık. Karanlık kış günlerinin aksine, beyaz aydınlık, neşe veriyor insana.  Karın güzelliğini düşünürken, çevredeki insanlar ve araçlar dikkatimi çekti. İnsanlar, karşıdan karşıya geçerken ışıklara uymuyor, araçlar şeritte durmuyor ve korkulu sürücüler ne yapacağını bile bilemiyor. Gerçek bir isyan.  Arabaya atlayıp,…

  • Bilbao: Yaşanılacak Yer

    Bilbao: Yaşanılacak Yer

    Çok yerde gezdim, çok yer hoşuma gitti ama Bilbao garip şekilde sıcak geldi. Daha çok yaşanılacak bir yer gibi. Kasım ayı olduğu için ve kuzeyde olduğu için tipik bir İspanya gezisi diyemem ama şehrin mesafeli sıcaklığı, İspanya’nın Akdeniz kıyılarına göre biraz daha ciddi ama aynı kucaklayıcı atmosferi fazlasıyla etkileyiciydi. Gittiğim kafe ve restoranlardaki samimiyet ve…

  • Riga: Melankoli ve Renk

    Riga: Melankoli ve Renk

    Riga’ya ikinci gidişimdi. İlk seferki gibi güneş değil, gri bulutlar karşıladı. Bu geziyi, bulunduğum yerden biraz uzaklaşayım diye planlamıştım. Bizi karşılayan, bulutlar ve soğuk Sovyet mimarisini görünce, acaba yanlış mı yaptım diye düşündüm. Buraya gelmek bir hata mıydı? Halbuki, arkadaş bir hafta önce Riga’ya uygun bilet var, gidelim mi dediğinde; kafamdaki Riga daha renkli ve…

  • ChatGPT Mantık Tuzağı

    ChatGPT Mantık Tuzağı

    Nisan ayında, yazılım mühendisi olarak işe başladım. Yıllarca yazılımla alakalı hiçbir şey yapmamıştım. Elektronik mühendisi olarka, yazılım benim için kenarda işime yaradığı kadar ya da yazılım dili olarak düşünürsek, derdimi anlatacak kadar sahip olduğum bir şeydi. Önceki proje yönetimi tecrübem, herhangi bir soruna nasıl yaklaşmam gerektiği konusunda beni eğitmişti ama yazılım konusunda değil. Biraz aldığım…

  • Sonbahar: Garip Bir Son

    Sonbahar: Garip Bir Son

    Sonbaharın kendine özgü bir ilüzyonu var. Etrafı rengarenk yapıp, ufku ateşe verip, bizleri güzelliğin doruğuna ulaştırır. En azından biz öyle zannederiz. Aslında bu, dünyanın en yavaş ve en zarif cenaze törenidir. Ağaçlar çiçek açmıyor, yapraklar parlamıyor. Yavaş yavaş, solup yok oluyorlar. Tıpkı insanlar gibi. Bizim hüznümüzün aksine, göz alıcı bir şekilde gösteriyor kendini ölüm. Belki…

  • Temizlik

    Temizlik

    Temizlik kadar sevmediğim bir aktivite yok heralde.  Gereksiz bir zaman kaybı. Zaten günü işte geçiriyoruz, serbest zamanı artırmak için uykudan ve sağlığımızdan feragat ediyoruz, bir de bu vakti temizlikle doldurmak, bana insanoğlunun aciziyeti geliyor.  Bunu, ben yapmasam başkası yapsa, demiyorun. O insanlara da yazık. Her gün iş olarak; başkasının pisliğini temizlemek hoş olmasa gerek. Bence…

  • Çim Biçme Makinası Yalnızlığı

    Çim Biçme Makinası Yalnızlığı

    Bilgisayarı kapattım, çantamı topladım ve her zamanki gibi işten en son ben çıktım. Arabaya doğru yürürken dikkatimi bir şey çekti. Çim biçme makinası. Sessizce ve sabırla, milim milim çimleri biçiyordu. Oifs kapanmıştı, herkes gitmişti ama o hala çalışıyordu. Tekerlekleri sessizce dönüyoe, kimi zaman boşta kalıyor ve oradan çıkmaya çalışıyordu. İleri geri yaparak, o tuzaktan kurtulup,…

  • Kendi Hayatımıza Seyirci Olmak

    Kendi Hayatımıza Seyirci Olmak

    Yaş ilerledikçe, zamanın değerini de daha çok anlıyor insan. Zamanı biriktiremiyorsun, geri alamıyorsun, satın alamıyorsun. Zamanın değerini anladıkça da, kendi hayatıma zaman zaman ne kadar seyirci kaldığımı farkettim. Sanki her geçen sene daha da seyirci kalınıyor eper farkında olamıyorsan. Tüm içerikler, teknoloji, günlük alışkanlıklar sanki zamanı öldürmeye ve bizleri pasifleştirmeye yönelik. Magazin haberleri, dedikodular, sosyal…

  • Kişisel Marka Olarak Benlik: Modern Zorluklar

    Kişisel Marka Olarak Benlik: Modern Zorluklar

    Sonsuz imkanların olduğu bir zamanda yaşıyoruz. Milyonlarca seçenek ve sonsuz karmaşa. Depresyon, anksiyete, kimlik ve benlik krizleri içinde yok olup yolunu bulmaya çalışan bizler.  Savaş olan ülkelerdeki kadar şanssız, açlık ve sefalet çekenler kadar çaresiz olmadığımız sürece, geçmiş tüm çağların imkanlarından çok daha iyi imkanlarla yaşıyoruz. Peki neden bunca bolluğun içinde, hayatla ilgili karamsarlığa kapılıyoruz?…

  • Özgür Düşünce ve Demokrasinin Geleceği

    Özgür Düşünce ve Demokrasinin Geleceği

    Demokrasi, Özgürlük ve Kutuplaşma Üzerine Bir Yolculuk Giriş: Demokrasi Hâlâ “En Tahammül Edilebilir” Seçenek mi? Bir dizide — galiba Battlestar Galactica idi — “Neden demokrasi?” sorusuna şöyle cevap verildiğini hatırlıyorum: “Berbat sistemler arasındaki en tahammül edilebiliri.”Başka bir sahnede, Horace & Pete’te, kavga eden Cumhuriyetçi ve Demokratın arasına giren biri, kutuplaşmayı anında kesen şu soruyu yöneltiyordu: “Nasıl bir hayat istiyorsunuz?…