Category: Türkçe

  • 18 Mart: Yüreği ve Bedeni Sızlayanlar

    Sefillik almış başını gitmiş, ayağında ayakkabısı, üstünde düzgün bir giysisi yok. Çanakkale’nin meşhur rüzgarı en küçük hücresine kadar işliyor. Silahı tutukluk yapıyor ya da düşmanınki kadar güçlü etki etmiyor. Sağdan soldan şehit olan arkadaşlarının haberleri, gözünün önünde can çekişenler, ölenler.. Yemek yemeye, su içmeye, bir dakika bile dinlenmeye vakit yok. Vakit olduğunda ise bunların hiçbiri…

  • Türk kibri

    Türk kibri Her şey doğumla başlıyor aslında. Her ailenin çocuğu en iyisidir. Ama farklı kategorilerde. Kaç tane aile varsa o kadar da kategori, o kadar da en iyi vardır. Barış Manço’nun programında, her biri tam puan alarak yarışmalarda hep beraber birinci olmanın tadını çıkaran onlarca çocuk gibi. İşte sorun da tam olarak burada başlıyor. Kategoriler…

  • Milliyetçilik ve İnanç Üzerine

    İnanç ve milliyetçilik güzel duygulardır. Özellikle, karşınızdaki bunlara düşünmeden, sorgusuz sualsiz bağlıysa, bunlar bir nevi kırmızı çizgisiyse. Çünkü manipule etmek istediğiniz insan hakkında uzun uzun düşünmenize gerek yoktur. Ne seviyor, ne sevmiyor gibi bilgiler gereksizleşir. İki seçenekten biridir ya da her ikisidir. Zaman kaybettirmez. Bunları kullanarak: Savaşlar başlatabilir, kişisel hırslar uğruna ölen insanlara, ardında kalanlara…

  • 2016: Tarihte bir küçük leke

    Tarih 2016’yı mikro ve makro kültürel çatışmaların hız kazandığı yıl olarak yazacak. Kardeşin kardeşinden, komşunun komşusundan, hemşerinin hemşerisinden, doğunun batıdan, batının doğudan hoşnut olmadığı, tahammülün azaldığı, insanlığın unutulduğu, küresel sorunların arttığı,doğanın unutulduğu, barışın sözde kaldığı, hayvanların bile ızdırap çektiği,kültürler arası uçurumun büyüdüğü, populizmin dünyanın her tarafını sardığı, bir yıl olarak yazacak. 20.yüzyıl ve öncesinin siyasi…

  • Sanal Gerçeklik

    Türkiye dışarıdan nasıl gözüküyor? Güzel bir soru. Kaçıklarla dolu dev bir tımarhane gibi değil tabii ki. Daha çok, dev bir simulasyon gibi. Sanal gerçekliğin bu kadar gelişeceğini Wachowski kardeşler bile bu denli tahmin edememiştir. Gelelim bu simulasyonun içeriğine; Kimisi ‘dünyanın en güçlüsü benim, sadece benim sözüm geçer, en büyük benim’ şeklinde bir karanlıklar lordunu yaşarken,…

  • Ya siz olsaydınız?

    Son yıllarda, bu adam ülke için bir şeyler yapmış bile demeden, kulaktan dolma bilgilerle Atatürk’e saldırmak moda oldu. Özellikle internet ortamında, her platformda bunlara rastlamak mümkün. Sanki ezberlenmiş gibi tek bir ağızdan söyleniyor hissi veren bu yorumlara karşı Onedio’da Hemingway rumuzlu kullanıcının, cevap olarak yazdığı yorum dikkatimi çekti ve paylaşmak istedim. “Gel en baştan alalım.…

  • Trol Çağı-1

    Çevre galaksilerde işler karışmıştı. Bunu fırsat bilen karanlıklar lordu da hemen olaya müdahil olmaya çalışıyordu. Biliyordu ki, kendi galaksisi bölgede önemli bir role sahipti. Bunu aslında kendisi de geç farketmişti. Yıllarca sömürmesine rağmen bitirememişti, aksine kendisi büyüyordu ama galaksiden eksilen olmuyordu. Kendisiyle beraber bir kaç ‘iyi’ yanichinin de büyümesine izin vermişti. Galaksi herkese yeterdi. Karanlıklar…

  • 10 Kasım 2016

    Nasıl bir Einstein, Newton, Socrates , Kant, Louis Pasteur, Mevlana, Yunus Emre, Freud dünyaya bir kere daha gelmiyorsa, nasıl bu insanların düşünceleri, buluşları, nasıl olsa bulunmuş, nasıl olsa yapılmış, düşünülmüş diye kalıplaşmıyorsa aksine onları referans alarak onların geldikleri noktayı ileriye taşımaya çalışan onlarcası, yüzlercesi geliyorsa, nasıl aya çıkmak için her seferinde Armstrong beklenmiyorsa; bence Mustafa Kemal…

  • Lahmacun

    Defalarca ‘Türk Kibri’ diye başlık attım ama bir türlü toparlayıp yazamadım. Bu sefer de araya lahmacun girdi. Aslında başlık altında bir örnek olabilirdi ama biraz açlığın etkisi, biraz özlem, biraz da olayın şoku nedeniyle lahmacunu ayrı yazmak istedim Her zaman ki gibi başlıklara bir göz attım.Türkiye’nin artık normalleşen mantık dışı politik hamleleri, şehitler, içerde ısrarla…

  • Gelecek kaygısı ve umutsuzluk üzerine….

    1933 yılında, çevresinde olan bitenden kaygı duyan, her geçen gün artan baskıyla daha da umutsuzluğa kapılan Münih’te yaşayan bir müzisyen, dönemin ünlü bilim adamı Einstein’a bir düşüncelerini paylaştığı bir mektup yazıyor. ( Einstein elinden geldiği kadarıyla kim olursa olsun kendisine gelen her mektubu yanıtlamaya çalışmıştır.) Einstein da cevap olarak aşağıdaki cevabı veriyor. (Ünlü bir bilim…